19 Aralık 2008 16:18 · dogancanulker
· Etiketler
belsa kilim sinemaları
,
belsa sineması
,
kilim cafe
,
orhan yılmaz
,
şükrü yılmaz
Belsa Kilim Sinemaları, İzmit'in en iyi nargilelerini yapan Kilim Cafe'nin mükemmel yatırımıyla eski Belsa Sinemaları yerinde açıldı. İzmit'in merkezindeki sinema eksikliğini en iyi şekilde dolduracak olan sinemada, sigara içme salonu da bulunuyor. Bunun yanı sıra konuklar filmden çıktıklarında hemen karşıdaki Kilim Cafeye giderek hoş vakitler geçirebiliyor ve hesapta biletlerini göstererek %20 indirimden faydalanabiliyorlar. Ayrıca Kilim Cafe 'de 40 YTL 'lik adisyon ödeyenlere sinema bileti anında hediye!
Belsa Kilim Sinemalarında gnctrkcll kampanyası da geçiyor.
22 Ocak 2008 00:41 · dogancanulker
· Etiketler
cannes
,
dram
,
nuri bilge ceylan
,
uzak
Uzak, Cannes 'a gitmiş, yetmediği gibi oradan ödüllerle dönmüş bir Nuri Bilge Ceylan gibi.
Film, türüne alışık olmayanlar için fena halde sıkıcı gelebilir. Ama türe alışkın olanlar için çok kalitelidir diye düşünüyorum. Filmde bir sessizlik hakim. Aslında insanların birbirlerine yabancılaşmalarının, koltuklarına çekilmelerinin de nedeni sorgulanmış gibi filmde.
Filmin sonunda, bu muydu lan diyorsunuz, ve yönetmenin demek istediği şeyi kafanızdan tamamlamak zorunda kalıyorsunuz. Aslında bir kesit sunuyor size düş dünyasından, yönetmen. Sessiz, karlı, umutsuz, can sıkıcı...
21 Ocak 2008 14:58 · dogancanulker
· Etiketler
dram
,
orhan gencebay
,
türkan şoray
,
uğur yücel
Uğur Yücel hayranı olduğumu her fırsatta dile getirmişimdir. Çok büyük bir hevesle oturdum Hayatımın Kadınısın filminin karşısına. Ama film ne yazık ki beklentilerimin çok altında çıktı.
Senaryo fena değil, oyunculuklar güzel ama çok daha iyi bir film olabilirdi. Yine de sevimli bir film. Güzel vakit geçirdim diyebilirim. Orhan Gencebay şarkıları filmle güzel bütünleştirilmiş. Türkan Şoray yine kalitesini konuşturmuş.
Uğur Yücel, Yazı Tura filmindeki müthiş kaliteyi bu filmde yakalayamamış ne yazık ki.
21 Ocak 2008 14:20 · dogancanulker
· Etiketler
ali poyrazoğlu
,
cezmi baskın
,
dokuz
,
fikret kuşkan
,
ümit ünal
Dokuz, hayatımda izlediğim en iyi Türk polisiye filmi diyebilirim. Anlat İstanbul filmiyle gündeme gelen Ümit Ünal 'ın bir önceki filmi. Ümit Ünal filmin aynı zamanda senaristi.
Filmin senaryosu çok zekice, sonuna kadar katili bulamıyorsunuz ve sonunda katil uşak çıkmıyor :)
Film tamamen sorgu odasında geçiyor. Bu nedenle çok güçlü oyunculuklar kurtarabilirdi filmi ki kurtarmış da. Cezmi Baskın bir yandan Ali Poyrazoğlu bir yandan Fikret Kuşkan öbür yandan döktürüyorlar. En zayıf halka ise Ozan Güven 'di. Bu adam yeteneklerine inanmıyorum.
Dokuz, herkese kazma kürekle tavsiye edebileceğim türden, ödüllü bir film.
21 Ocak 2008 14:01 · dogancanulker
· Etiketler
prison break
Amerika 'daki senaristlerin grevi yüzünden ara veren Prison Break nihayet 10. bölümüyle bu akşam yayınlanacak. Bu bölümün çok hareketli olacağını tahmin ediyorum.
21 Ocak 2008 01:23 · dogancanulker
· Etiketler
amerikan pastası
,
berbat filmler
,
cüneyt arkın
,
çılgın dersane
Geçen gün, okul arkadaşlarımın da ısrarıyla, hiç de istemememe rağmen (demokrasi sen nelere kadirsin!) Çılgın Dersane Kampta filmine gitmek zorunda kaldım. Hayatımda gördüğüm en dandik filmlerden biriydi. Ortada neredeyse bir senaryo bile yok. Sanki yapımcı "Kanka, şöyle on on beş tane güzel kız koyarız cıbıl cıbıl, bir iki tane de ünlü kerata, disko, müzik, böyle gençlerin seveceği şeyler falan, yedirirz gider!" diye düşünmüş ve bu filmi çekmiş.
Filmde sürekli güzel göğüsler, bacaklar, popolar görüyorsunuz. Vasatın da ötesinde bir Americak Pie kopyası. Yasal yoldan porno film oynatılması gibi bir şey. "Kadın" resmen bir cinsel obje gibi kullanılmış, aşklar cinsel boyutlara indirgenmiş. İğrençlik akıyor filmin her sahnesinden.
Gerçekten çok kötü. Cüneyt Arkın 'a da acımaya başlıyorum. Art arda bir sürü kötü projede yer aldı. Kendini mahvediyor. Paraya mı ihtiyacı vardır nedir.
Rezalet ötesi bir film. Mümkünse paramı geri istiyorum ulan. :)
21 Ocak 2008 00:47 · dogancanulker
· Etiketler
dizi
,
scrubs
Scrubs, son zamanlarda takip etmeye başladığım en güzel dizilerden biri. Aslında komedi dizilerinden pek hoşlanmam ama acayip hoşuma gitti. Gerçi başlayalı 5 yıl olmuş ama ben yavaş yavaş ilerliyorum. İlk sezonu bitirmek üzereyim.
Dizi, mesleğine yeni başlamış olan bir doktorun hastane hayatını anlatıyor. Gerçekten komik. Ve espriyi tadında bırakıyor. Bir bölüm yaklaşık 25 - 30 dakika. Lost, Heroes ve Prison Break 'ın macera dolu atmosferinden sıkılıp farklı arayışlara geçmiş olanlara tavsiyemdir.
21 Ocak 2008 00:20 · dogancanulker
· Etiketler
annie hall
,
woody allen
Woody Allen 'ın kariyerindeki dönüm noktalarından biri olarak kabul edilen Annie Hall 'ı yeni izleme şansı buldum. Film çok enteresan. Başarılı bir romantik komedi. Woody Allen 'ın ruh dünyası hakkında da ipuçları veriyor. Kadınlarla olan ilişkileri, titizliği, yüzeyselliği vs...
Filmin olayları anlatış biçimi çok sevimli. Örneğin bir yönetmen hakkında her iki kelimesinden birinin anlamını bilmekte zorlandığımız cümlelerle yorum yapan bir adama "Adamdan bir şey anlamamışsın" dediği, adamın ise kendisine bu konunun uzmanı olduğunu söylediğinde Woody Allen 'ın az ileride duran söz konusu yönetmeni getirip "Fikirlerimden hiçbir şey anlamamışsın" dediği sahne çok güzeldi. Normalde filmlerde olağandışı ögelere karşı olmama rağmen hoşuma gitti.
Hoş bir Woody Allen filmiydi. Tavsiye ediyorum.
21 Ocak 2008 00:13 · dogancanulker
· Etiketler
merhaba
Kişisel blogumun dışında, sinemaya olan özel ilgim doğrultusunda yeni bir blog daha açabilirim diye düşündüm. Domain gibi ıvır zıvırlarla uğraşmak istemedim hiç, direk bloggum 'u kullanayım dedim.
Bu blog aslında tamamen tivari amaçlıdır :)